Bayburt Üniversitesi ile Üni FM’in ortaklaşa düzenlediği Bilumum Bilim programında, bu hafta Türk dünyasının ortak mirası Dede Korkut ve gençliğin üretim enerjisi masaya yatırıldı. Moderatörlüğünü Talat Saka’nın üstlendiği programa konuk olan Doç. Dr. Tuğba Akkoyun, "Dede Korkut Gençlik Toyu" projesinin ortaya çıkış sürecini ve kültürel derinliğini dinleyicilerle paylaştı.
Gelenekten Geleceğe Yaşayan Miras
Programda, UNESCO’nun "Somut Olmayan Kültürel Miras" listesinde yer alan Dede Korkut değerlerinin Bayburt için sadece bir isim değil, bir yaşam biçimi olduğu vurgulandı. Doç. Dr. Akkoyun, etkinliğe neden festival değil de "Toy" adını verdiklerini açıklarken; toyun içinde istişareyi barındıran kengeş, müzik ve şölenin bir arada olduğunu, bu kadim geleneği modern üniversite yapısına entegre ettiklerini belirtti.
UNİDES Desteğiyle Ulusal Vizyon
Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen üniversite topluluklarını destekleme programı (UNİDES) kapsamında hayata geçirilen proje, Bayburt’tan tüm Türkiye’ye bir mesaj veriyor. Projenin ulusal destek kategorisinde kabul görmesi, içeriğin niteliğini ve Türk dünyası üzerindeki birleştirici gücünü kanıtlar nitelikte. Etkinlik boyunca öğrencilerin sadece katılımcı değil, bizzat üretici ve yürütücü pozisyonunda olması projenin temel farkını ortaya koydu.

Gençler Sahada Pişiyor
Programda en dikkat çeken başlıklardan biri de gençlerin bu süreçteki rolü oldu. Yüksek lisans öğrencilerinden lisansiyerlere kadar geniş bir ekibin görev aldığı toyda, kültürel unsurlar dijitalleşen dünyanın imkanlarıyla birleştirildi. Akkoyun, gençlerin Hıdrellez fidanı dağıtımından Türk dünyası enstrümanlarının tanıtımına kadar her aşamada bizzat sorumluluk aldıklarını, bu sayede teorik bilginin kalıcı bir tecrübeye dönüştüğünü ifade etti.
Bayburt’un Kültür Elçileri Yetişiyor Üç gün süren ve büyük ilgi gören etkinliklerin uzun vadede Bayburt’un marka değerine katkı sunması hedefleniyor. Akademik bir panelin yanı sıra Türk dünyası müzikleri ve yöresel lezzetlerin de dahil edildiği program, üniversitenin şehre açılan penceresi oldu. Özellikle Türk dünyasından konukların ilerleyen yıllarda Bayburt’a getirilmesi hedeflenirken, bu vizyonun Bayburt’un kültürel turizmine de önemli bir ivme kazandırması bekleniyor.
Programın sonunda moderatör Talat Saka, gençliğin fırsat bulduğunda geleceğe yön veren bir yapıya dönüştüğünü vurgularken; Bayburt’un kültürel hafızasının bu tür yayın ve etkinliklerle tazelenmesinin şehir kimliği için kritik önemde olduğunun altı çizildi.
Yorumlar 2
Kalan Karakter: