Üni FM ile Bayburt Üniversitesi iş birliğinde hazırlanan Bilimum Bilim programında, 6 Şubat depremlerinin yıldönümü dolayısıyla afetlere karşı toplumsal direnç, gönüllülük ve sürdürülebilir sorumluluk bilinci ele alındı. Programın sunuculuğunu Talat Saka üstlenirken, Bayburt Üniversitesi’nden Doç. Dr. Savaş Keskin konuk olarak katıldı.
6 Şubat Depremleri ve Toplumsal Etkiler
Programda konuşan Doç. Dr. Savaş Keskin, 6 Şubat depremlerinin yalnızca jeolojik bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Depremin sosyolojik, psikolojik ve antropolojik boyutları olduğuna dikkat çeken Keskin, toplumsal kapasitenin aşılması durumunda en büyük riskin hissizleşme olduğunu ifade etti. Kriz anlarında ortaya çıkan reflekslerin geçici kaldığını belirten Keskin, kalıcı bir toplumsal sorumluluk anlayışına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Dirençli Toplum Vurgusu
Programda “dirençli toplum” kavramı da ele alındı. Direncin, afet yaşandıktan sonra değil, felaket gerçekleşmeden önce hazırlıklı olma anlayışı olduğuna dikkat çekildi. Depremin kaçınılmaz bir gerçek olduğu belirtilirken, yıkımın boyutunu belirleyen unsurun doğa olayı değil, toplumun hazırlık düzeyi olduğu vurgulandı. Bu yaklaşımın, bireylerin günlük yaşam alışkanlıklarından yerel yönetim politikalarına kadar geniş bir alanı kapsadığı ifade edildi.

Gönüllülük ve Mikro Kahramanlık
Gönüllülük konusuna da değinen Keskin, afet anlarında kamu kurumlarının kapasitesinin aşılabildiğini, bu noktada toplumsal dayanışmanın hayati rol üstlendiğini söyledi. Ancak gönüllülüğün yalnızca kısa süreli acil yardımlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. “Mikro Kahramanlık” kavramına dikkat çeken Keskin, bireylerin kendi çevrelerinde yapacağı küçük ama sürekli iyiliklerin, toplum genelinde büyük bir etki oluşturabileceğini ifade etti.
Elele İyilik Mobil Uygulaması Tanıtıldı
Programda ayrıca Bayburt Üniversitesi ile Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen Elele İyilik Mobil Uygulaması tanıtıldı. Uygulamanın, deprem anında ihtiyaç sahipleri ile gönüllüleri eşleştirerek yardım süreçlerini tek merkezden koordine etmeyi hedeflediği belirtildi. Projenin ilerleyen aşamalarında konum tabanlı hasar bildirimleri ve sosyal yardım kampanyalarının tek çatı altında toplanmasının amaçlandığı aktarıldı.
Mobil uygulamanın, e-Devlet üzerinden giriş ve yasal sorumluluk esasına dayanacağı ifade edilirken, Bayburt Üniversitesi’nin deprem bölgesinde olmamasına rağmen böyle bir sosyal sorumluluk projesine öncülük etmesi, akademik duyarlılık ve toplumsal sorumluluk açısından olumlu karşılandı.
Yorumlar 2
Kalan Karakter: