Bayburt’taki Baksı Müzesi, 2026 yılı faaliyet dönemine çağdaş sanatın dikkat çeken isimlerinden İrfan Önürmen’in solo sergisiyle başlangıç yaptı. "Kapsam Dışı" başlığını taşıyan ve sanatçının son dönemde ürettiği eserlerden oluşan kapsamlı seçki, ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Sosyolojik ve psikolojik boyutları bir arada barındıran sergi; güç, iktidar, medya unsurları ile bireyin varoluşsal arayışını konu ediniyor. Sanatseverler, hazırlanan bu özel koleksiyonu 3 Temmuz 2026 tarihine kadar müze alanında ziyaret edebilecek.
Toplumsal Sembollerden Ruhsal Katmanlara Geçiş
Daha önceki çalışmalarında ele aldığı temaları yeni biçimsel arayışlar ve anlam katmanlarıyla genişleten İrfan Önürmen, bu projesinde günümüz insanının toplumsal ve ruhsal panoramasını gözler önüne seriyor. Merkezine insanı alan sanatçı, serginin odak noktasını şu sözlerle özetliyor:
“Geçmiş sergilerimde olduğu gibi bu sergimde de merkezde insan var. Ancak bu kez sosyal göndermelerle yüklü sembolik bir alanın yanı sıra daha içsel, ruhsal ve mistik bir katmana yöneldim.”
"Film Noir" ve "Comics Noir" estetiğinden beslenen Önürmen, gündelik yaşamın sıradan anlarını anıtsal ve kahramansı bir görselliğe dönüştürüyor. Bireyin toplumsal ilişkilerdeki konumunu sorgulayan çalışmalar, görünür ve görünmez güç mekanizmalarının insan ruhu üzerindeki etkilerini mekâna yansıtıyor.
Atölye Deneyiminin İzleri Müze Mekânında
“Kapsam Dışı” sergisinin temel çıkış noktalarından birini sanatçının kendi üretim alanı oluşturuyor. Çalışmaların önemli bir bölümünün atölye deneyiminden beslendiğini ifade eden Önürmen, süreci şu şekilde açıklıyor:
“Atölyeler, üretimlerin hem ipuçlarını hem de tortularını içinde barındırır. Bu izleri müze mekânına taşıdığımı düşünüyorum. Bu yeni deneyim sayesinde imgelemimin mekân içinde genişlediğini ve derinleştiğini gördüm.”
Sosyolojik bir zeminde filizlenen sergideki yapıtlar; mistik, psikolojik ve örtük etnografik katmanlara ayrışıyor. Sanatçının önceki dönem üretimlerinde öne çıkan toplumsal sembolizm, bu sergide ruhsal sembolizmle birleşerek çok katmanlı bir anlatıya evriliyor. Bu durum yerel ve ulusal düzeydeki sanat takipçilerine zengin bir içerik sunuyor.
New York’tan Bayburt’a Uzanan Figürler ve OTO-KAM
Sergide, sanatçının New York'ta gerçekleştirdiği “Everyday Heroes” (Gündelik Kahramanlar) sergisinden seçilmiş ve Baksı Müzesi için yeniden kurgulanmış eserler de dikkat çekiyor. Modern yaşamın kamusal imge ve sembollerinden ilham alan bu çalışmaların odak noktasında siluetimsi figürler bulunuyor. Önürmen, serginin ana motifleri olan bu figürleri şöyle tanımlıyor:
“Bu imgeler zamanla yalnızca toplumsal değil, aynı zamanda ruhsal imgelere dönüştü. Serginin esas kahramanları ve ana motifleri onlar. Anıtsal olmasını istediğim bu figürler üzerinden birey, iktidar ve medya arasındaki ilişkilere odaklandım.”
Ziyaretçiler alanda tül yerleştirmeler, ahşap ve beton heykellerin yanı sıra bu sergiye özel olarak üretilen “OTO-KAM” adlı hareketli yerleştirmeyi de görebilecek. Sanatçının “neo-şamanist” bir önerme şeklinde nitelendirdiği bu çalışma, dijital çağda insanın anlam ve yön bulma arayışına ironik göndermeler içeriyor. Çalışmalar, insan figürünü hem bu dünyaya ait hem de metafizik bir varlığa dönüştüren içsel bir anlatı inşa ediyor.
Çağın Tanığı Karakterler ve Mitolojik Göndermeler
Sanatçı, serginin temel sorunsalını ise “Bir yandan medya aracılığıyla biçimlendirilen insan imgesini sorgularken, diğer yandan bireyin kendi etik ve ruhsal alanını kurma mücadelesine odaklandım” diyerek özetliyor. Önürmen’in yarattığı figürler, çağın tanığı olan yorgun ancak bilge bireyleri simgeliyor. Bu yönüyle karakterler, Japon mitolojisindeki her şeyi gören ve bilen fakat yerinden kıpırdayamayan mistik “Kuebiko” karakterini çağrıştırıyor.
Prof. Dr. Hüsamettin Koçan: Sanat ve Hayat Arasında Bir Diyalog
Sergiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baksı Müzesi Kurucusu Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, müzenin misyonu ile serginin örtüşen noktalarına değindi:
“Baksı Müzesi olarak sanatın yalnızca estetik bir deneyim üretmesini değil, insanın kendisiyle, yaşadığı çağla ve çevresiyle yeniden ilişki kurmasına aracılık etmesini önemsiyoruz. İrfan Önürmen’in ‘Kapsam Dışı’ sergisi bu anlamda günümüz insanının hem toplumsal hem de içsel dünyasına dair önemli sorular ortaya koyuyor. Güç ve iktidar ilişkilerinin görünür ya da görünmez etkilerini sorgularken, bireyin kendi alanını ve varoluşunu nasıl kurduğuna da dikkat çekiyor. Baksı’yı yalnızca bir sergi mekânı olarak değil, farklı deneyimlerin, düşüncelerin ve bilgi biçimlerinin karşılaşma alanı olarak görüyoruz. Önürmen’in çalışmaları da tam bu karşılaşma alanında yer alıyor. Sergi, bir yandan çağımızın ruhunu anlamaya çalışırken, diğer yandan insanın kendi iç sesine kulak verebileceği bir düşünme alanı açıyor. Bu yönüyle Baksı’nın sanat ile hayat arasında kurmaya çalıştığı diyaloğun güçlü bir parçası olduğuna inanıyorum.”
Yorumlar
Kalan Karakter: