Bir Bayburtlu olma hissi, belki de bir Bayburtlu için dünyanın en güzel duygusudur. Kadim şehrimiz, 21 Haziran 1989 tarihinde 3578 sayılı kanun ile kardeş şehrimiz Gümüşhane’den ayrılmış; rahmetli Cumhurbaşkanımız Sayın Turgut Özal’ın teşrifleriyle il statüsüne kavuşturulmuştur.
1989 yılından itibaren dağların arasında yer alan Bayburt, tarım ve hayvancılık üzerinden geçimini sürdürmeye çalışsa da bölgenin ekonomik yapısı yaşamı zorlaştırmıştır. 1960’lı jenerasyonun göç etmesi, gerek nüfus gerekse üretken yapının giderek zayıflamasına yol açmıştır. O yıllarda ekonomik kaynakların kısıtlı ve ulaşım imkânlarının yetersiz olması, Bayburt’umuzun gelişimini etkileyen en büyük etmenlerin başında gelmektedir.
AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 2000’li yıllardaki seçim vaatleri arasında bulunan duble yol, tünel ve köprü çalışmaları kapsamında; Nisan 2016’da inşasına başlanan 14,48 km uzunluğundaki Zigana Tüneli'nin tarım, hayvancılık ve sağlık için atılmış en büyük adımlardan biri olduğunu, tünelin açıldığı 3 Mayıs 2023 tarihinde hep birlikte görmüş olduk.
Ulaşımda büyük katkılar sağlayan Zigana Tüneli, aynı zamanda Karadeniz ile aradaki zorlu iklimsel mesafeyi yok etmeyi başarmıştır. Bu vesileyle 22 Mayıs 2008 tarihinde kurulan Bayburt Üniversitesi, şehrin gelişimi için ekonomik açıdan bir ivmeyle büyüdüğünün istatistiksel bir kanıtıdır.
Bayburt Üniversitesinde şu an yaklaşık 14 bin 567 öğrenci eğitim görmektedir. Bu öğrencilerin ikametgâh adreslerini Bayburt’a taşımasının, bölgeye büyük bir katkı sağladığının ve sağlayacağının farkındayız. Bayburt Üniversitesi ve Bayburt Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesindeki KYK yurtlarında kalan öğrenci kardeşlerimizin adres kontrollerinin yapılması ve henüz adresini almamış olanların şehre kazandırılması; Bayburt için hem nüfus hem de yatırım açısından büyük bir başarı olacaktır. Bu durum, ilimizde yaşayan üniversite öğrencisi kardeşlerimizin hizmet almasını da kolaylaştıracaktır.
Duyarlı çalışmalarıyla ilimize her geçen gün katkı sağlayan Milletvekilimiz Sayın Orhan Ateş Bey’e teşekkürlerimi sunarım. Gerek Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile yürüttüğü başarılı çalışmalar, gerekse Gençlik ve Spor Bakanlığındaki hızlı çözüm odaklı yaklaşımıyla ilimizin “can suyu” olmuştur.
Peki, üniversitemiz Bayburt’a ne gibi bir katkı sağlar?
Bir örnek ile başlayalım: 11 Temmuz 1992 yılında, dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel memleketi Isparta’da yaptığı konuşmada, “Ben size bacasız sanayi ve fabrika kuruyorum,” diyerek Süleyman Demirel Üniversitesinin temellerini attı. Şu anda Süleyman Demirel Üniversitesinde 41 bin 411 öğrenci bulunmaktadır. Bu, ekonomik olarak devasa bir güç demektir.
Bayburt Üniversitesi, Erzurum Atatürk Üniversitesinden ayrıldıktan sonra gelişimini hızla sürdürmüş ve diğer üniversitelere kıyasla istatistiksel olarak önemli başarılara imza atmıştır. Bu başarının bölge halkının yararına olduğunu görmekteyiz. Demografik ve kültürel yapının etkilenmesinden çekinen hemşehrilerimizin, zamanla bu kaygılarının yerini saygıya bırakması önemli bir husustur.
Bir üniversite ne kadar büyürse Bayburt ekonomisi de o kadar büyür. Bu büyümenin, Bayburtlu genç kardeşlerimin işsizlik ve istihdam kaygılarını zamanla yok edeceğine inanıyorum. İş fikirlerinizi ve hayallerinizi, lütfen büyüyen bir şehirde küçük tutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: