Eğitim-öğretim yılının bitimine kısa bir süre kalmışken velilerin; çocuklarını sosyal, kültürel ve eğitsel faaliyetlere yönlendirecek planlar yapması gerektiğini düşünüyorum. Çocuklarımızı eve hapsetmek onların gelişimini engellemekle kalmıyor, aynı zamanda teknoloji bağımlılığına da yol açıyor.
Çocuklarımızın ellerindeki cep telefonları ile dijital cihazların kontrolü altına girmesi; onların günlük hayattan kopmasına ve karakter değişimine uğramasına neden olmaktadır. Bu durum, yaz tatillerinde daha büyük bir bağımlılık saplantısı hâline gelmektedir.
Ailelerin sırf çocukları sessiz dursun ve evden dışarı çıkmasın diye bilgisayar, telefon ve tablet kullanmalarına izin vermesi, sanılanın aksine çocuklarımızın geleceğini çok büyük ölçüde olumsuz etkilemektedir.
Dijital teknoloji dünyası; oyunlar ve sosyal medya hesapları başta olmak üzere birçok tehlikeyi de beraberinde getiriyor:
-
Şiddet ve kaba dil kullanımı,
-
Korku, dehşet ve kumar içerikleri,
-
Uyuşturucu ve cinsellik ögeleri,
-
Ayrımcılık ve siber zorbalık,
-
Oyun içi kontrolsüz satın alımlarla oluşan maddi ve manevi zararlar.
Yetişkinlerin çocuklarına örnek olması gerektiğini unutmaması; evde telefonlarını bir kenara bırakarak onlarla sohbet etmesi, tiyatro ve sinema gibi kültürel faaliyetlere zaman ayırması gerekmektedir.
Çocuklarımız için "zaman yönetimi" planı yaparak; ekran kullanım sürelerini ve teknolojik cihazları hangi amaçla kullandıklarını yakından gözlemlemeliyiz. Özellikle arkadaşlarıyla sadece sosyal medya veya oyun üzerinden bağ kurmalarını sınırlandırmak, çocuklarımızın geleceğini korumak adına atacağımız en önemli adımdır.
Çocuklarımızı korumak için süreci hep birlikte şu adımlarla yönetmeliyiz:
-
Zaman Yönetimi Planı: Çocuklarımızın ekran sürelerini sınırlandırmalı, teknolojiyi hangi amaçla kullandıklarını yakından gözlemlemeliyiz.
-
Sosyal Sınırlar: Arkadaşlarıyla sadece sosyal medya veya çevrim içi oyunlar üzerinden değil, yüz yüze iletişim kurabilecekleri ortamlar yaratmalıyız.
-
Kültürel ve Sosyal Aktiviteler: Yaz tatili boyunca çocuklarımızı sinema, tiyatro, spor kursları ve müze gezileri gibi sosyal alanlara yönlendirmeliyiz.
-
Örnek Ebeveynlik: Evde telefonlarımızı bir kenara bırakarak çocuklarımızla kaliteli sohbetler etmeli ve onlara doğru rol model olmalıyız.
Teknoloji hayatımızı kolaylaştıran bir nimet olduğu kadar, doğru yönetilmediğinde çağımızın en büyük hastalığıdır. Bu hastalıkla mücadelede en büyük görev biz ebeveynlere düşüyor. Özel hayatın gizliliğini hiçe sayarak her anını sosyal medyada paylaşma arzusu, çocukları büyük bir tuzağın içine çekiyor. Takip ettikleri kişilerin sahte yaşamlarıyla kendi hayatlarını kıyaslayan gençler, bir süre sonra kendi anne-babalarını da başka ailelerle kıyaslamaya başlıyor. Bu durum, çocukların ailelerine olan sevgisini ve bağını ne yazık ki zayıflatıyor.
Unutmayın, eğitim ailede başlar. Biz yetişkinler ne yaparsak çocuklarımız da bizim davranışlarımızı benimser ve uygular. Çocuklarımızı dijital bağımlılık dünyasından çekip alarak hayatın gerçek güzellikleriyle buluşturmamız gerekmektedir.
Bayburt Haber ailesi olarak sağlıklı ve huzurlu bir yaz tatili dileriz.
Yorumlar
Kalan Karakter: